Emre DİVAR



Görüş 31 Aralık 2011 20:56

BİLİNÇLİ YARIŞSEVER


Günümüzde artık yarışsever ikiye ayrılmaya başladı; Bir kısım sadece ama sadece bu işin müşterek bahis yönünü gören değerlendiren ve ilgilenen kesim, diğer kesim ise içinde daha fazla AT sevgisi olan müşterek bahis yönüyle ilgilense dahi atların güzelliğine büyüsüne kendini daha fazla kaptıran, onların doğumundan, orjininden, seçilerek yarış koşturulmasından, koşuların temposundan, atların stilinden, jokeylerin biniş şekillerinden atların hedefledikleri ve koşması gerektiğini düşündüğü yarışlardan söz eden ve konuşan bir topluluktan söz edebiliriz.
2.bahsettiğim kesim için dahi at yarışlarıyla tanışmak müşterek bahise iştirak etmesiyle başlamıştır bu işin lokomotifide budur. At yarışlarının sadece 3-5-7 veya 1-2-4 numaralı haşabezlerinden ibaret olmadığını anlamak gerekir. Kendi adıma benim arkadaşlarım bilirki ben ganyan bayi efsaneleriyle jokeylerin sattı, tjk'nın yarışları kurdu, burda bunu getirdiler burda bunu getirmezler v.b. söylemlerle mücadele eden bir adamım. İstiyorumki insanlar biraz biliçlensin. Şike, bilerek yarış kazanmama gibi münferit olaylar hiç olmadımı? olmuyormu? olmayacakmı? tabiki oldu oluyor ve olacak. Bu kadar büyük paraların döndüğü sektörde hiç yok demek saflıktan daha öte birşeydir. Fakat bunu TJK'nın jokeylerin veya birilerinin sürekli organize biçimde yaptığını düşünmek sanırım çok daha tehlikeli bir düşüncedir. Yarışlarda hatalar çifte standartlar yarışsever aleyhine oluşan durumlar çok fazla en yakın Ayhan Kurşunun ağarlıklarını almayı unutması ile yaşanan yarışseverin mağdur olduğu konuyu gösterebiliriz. Bir çok örnekte verebiliriz. Lakin burda 3 numarayı getirmediler burda 8 getirdiler v.s. gibi saçma düşünce ve yorumlara benim karnım tok.
15 atın koştuğu bir yarışta nasıl bir güç istediği atı getirebilir? Diğer 14 atın sahibine seyisine, jokeyine nasıl talimat verebilir? 14 tanesini birden nasıl ikna edebilir? hiçmi karşı çıkan olmaz? Bir atı getirmemek mümkündür ki bunla bir kaç defa zaten karşılaştık. Bunlar münferit biçimde malisef olmuş olaylardır. Sadece yarışları sonucu olarak değerlendirmeyip yarış içinde olan kapanmaları, yarış temposunu atın stilini iyi değerlendirmek gerekir. Çok zayıf atların çok daha büyük atları geçtiğine şahit olduk bu yarışı satmak veya şike değildir. Kim Çelikkan'ın Ayabakan'ı geçtiği yarışa şike diyebilir? Sadece rakibi hafife almak, atına fazla güvenmek gibi hatalar olarak yorumlayabilriz.
2012’de herşeyin daha şeffaf, daha biliçli ve daha güzel olması dileğiyle
Hoşçakalın…


 

Yorumlar

İlgili içerik hakkında yorum girebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye girişi     Üye Ol

İlgili içerik için yorum bulunmamaktadır.