Yunus Emre AŞIK



Makale / Yorum 03 Eylül 2012 00:16

KAPIYI ÇALAR MAZİ O GÜNLERİ ANARSIN


Enternasyonel yarış festivali sona erdi, heyecan varmıydı ? – Sanmıyorum. Her geçen sene öncekinden daha bir umutsuz görüntüde süren Ent.koşular, bu yılda hüsran ile sonuçlandı.
Öyle ki eski yarışlarda, bir acaba oluşurken bir merak duyulurdu. Birazda milliyetçilik duyguları ile iştirak edilen bahislerden öte, bizimkilerden biri kazansın, gösterelim günlerini edası ile beklerdik kah TV başında kah hipodromda.

Anadolu koşusu ile başlayan yarışlarda, Zazou ve Hunter’s Light bitmiş gibi görünürken rakipler diğer yabancı isimler idi. Ve sıralama Hunter’s Light, Zazou, Prince Alzain ve Belgian Bill şeklinde sonuçlandı. Tabelaya yaklaşan temsilcimiz Rampoldi idi.
IFAHR koşusunda çok ciddi bir temsilcimiz olmasa da çok da ciddi bir rakibimiz yoktu, açıkçası benim en umutlu olduğum koşuydu. Fakat tempo 400/30,8 - 600/44,7 şeklinde geçilince koşuyu önlerde kabullenen iki isim için neticeye gitmek kolaylamış oldu. Bayhan daha erken öne sarkıp açıkçası spirint mesafesinide uzattı, düşük tempo nedeni ile önde hiç kesmeyen rakipler karşısında yapabileceğinin en iyisi idi aldığı netice, her ne kadar üç yabansı ismin arasına giremese de…
İstanbul koşusunda zaten umut yoktu, 3yşlı temsilciler ve stili rakipler ile Gökçenil için şartlar elverişli değildi. Nitekim ilk 5 sırayı konuklar paylaşırken bu beşli’nin de 1sn gerisinde kaldık. Gelen isimler zaten öyle aman aman açık yarış atları vs değil.

Pazar gününe döndüğümüzde Boğaziçi koşusu ayrı bir komediydi, 3 at ile koşulan G2 mücadele sanki formaliteydi. Yabancı katılımcıların olmaması ile biz kazandık espirileri yapılırken, pek de iyi bir reklam olduğunu söyleyemeyiz.
Topkapı koşusunda Master Of Hounds kazanacak isimdi, rakipleri Indomito ve Archbishop görünürken bahiste beklenildiği gibi bitti.
Burada dikkat çekeceğim isim, Fast Stars Line olacak. Bir önceki koşusunda Astrakhan, Alw.President, Tampico gibi benzer stili isimler ile önde anormal bir tempo ile yarışı götürdüğünde düzlükte duvara çarpmış gibi durmuştu normal olarak. Bu gün için stili rakip yoktu, önde unutulurmu ? kısa bir süre de olsa istediği avansı alabilirmi diye düşünmedik değil. Fakat ya rakibi doğru seçtiler, ya rakip görmediler diyebilirim. Fast’i kovalayan ikili koşuda ki sonuç sıralamasındaki yerlerini aldılar. Güzel tempo verip güzel başladığı koşuda Fast Stars Line ciddi rakiplerine güç yetiremedi ve henüz 3 yaşında olmasına rağmen en az kazanan kadar iyiydi. İlgililerini de ayrıca tebrik ediyoruz.

Ve bu günün üzerine mazi kapımızı tıklarken eski günlere doğru bir nostalji yapalım dedik. 20 yıl, belki biraz daha fazla öncesinden bu güne Enternasyonel koşular üzerinden bir geçtiğimizde, birkaç soru işareti beliriyor belleğimizde ? ? ?
Acaba gelenler mi yetersizdi ? Bizmi daha bir iyiydik ? Teknolojiden uzak 90’larda yarış ikramiyeleri bile saatler sonra zor açıklanırken halen o günleri özleten ve bu gün bulamadığımız eksiklik nedir ? varın siz karar verin.

90’lı yılların başlarında Enternasyonel heyecan yeni yeni alevleniyordu, 1990 yılında koşulan G2 İstanbul koşusuna Yugoslav atı Magrana katılmıştı, 6 yarış kazanmış olan Magrana son startındaki G3 koşudaki ikincilik ile ülkemize gelmişti. 3 yaşında ki tay Pal Kallaj idaresinde kazanırken, K.Kıbrıs, Ankara gibi önemli koşulara adını yazdıran formda bir Gizmo, yine dönemin şampiyonlarından Devir ve önceki senenin Gazi şampiyonu Golden Prince’i arkasına takmıştı. Sıradan bir isim tarafından geride bırakılsak da mücadele yakın farklar ile olmuş en azından umudumuzu kaybetmemiştik.

90 Yılında ki Boğaziçi koşusu Ent. Olarak koşulup yabancı katılımcı olmamıştı, Golden Prince ve Devir sırası ile biten koşudan sonra o yıl Ent. Olarak koşulan TJK koşusu da Golden Prince George Thomas sırası ile biterken yine yabancı katılımcı yoktu.

91 yılı Ent. Heyecanın üst düzeyde olduğu yıldı, temmuz sonunda koşulan Boğaziçi koşusunda 7 at start alırken Al Maktoum’a ait Maraakız ve Avusturya derbisi galibi 8 startında 5 birincilik ve 3 ikincilik elde etmiş olan Wacio isimli iki yabancı katılımcı bulunmaktaydı. M.Çılgın ile start alan 1 nolu Knight Line Dancer o koşuda Özdemir Atman’ın formasını temsil edecekti.
Maraakız’ın Wacio önünde kazandığı koşuda yine iki konuk ilk iki sırayı paylaşırken Knight Line Dancer sakatlanmış, daha sonra ülkemizde kalarak bir süre aygırlık yapmıştı.
Belki de bu üzücü olay ilerleyen yıllarda unutulmayacak bir efsane’nin kaderinin başlangıcıydı.
92-93-94 yıllarında Knight Line Dancer aşım yaptı ilk jenerasyon taylarından Elemis den olma oğlu 28 mart 94 de doğdu, adı Trapper. Gerisini biliyorsunuz…

Eylül başlarında, Ent. İstanbul koşusuna önceki senden tanıdık bir isim Magrana ile birlikte Audio ve Second Star isimli iki yabancı isim iştirak ediyordu. Devir bu kez rövanşı bırakmadı, yine temsilcilerimizden Playboy önünde koşuyu kazanırken Audio ve Magrana’yı geride bıraktmıştı.
Ve tarih eşine rastlanmamış bir olaya tanıklık ediyordu, 07.09.91 tarihinde Ent. İstanbul koşusunu kazanan Devir, 08.09.91 tarihinde (Ctesi – Pazar) 2400m mesafede ki Ent. TJK koşusuna katıldı.
Farisi, Kashan, No Stact, Wacio, Wild Waltz isimli 5 yabancı iştirakçinin bulunduğu koşuda, Boğaziçi koşusu ikincisi Wacio, bu kez fotoyu önde geçerken Farisi ve Kashan ardında Devir, tabelayı tamamlamıştı.
Bu şartlarda mağlup bile olsak da ezilmemiştik… Devir yapılabilirin fazlasını yapmıştı.

1ay sonra koşulan Topkapı koşusu o yıl 1900m mesafede koşulmuştu, 11 atın katıldığı koşuda Lucky Guest ve Past Master isimli iki yabancı katılımcı ile birlikte dünya’nın en ünlü jokeylerinden Lester Piggot da ülkemize gelmişti.
Lester Piggot sınıf bir isim olan Lucky Guest ile 1.53,41 bitiriş derecesi elde ederken, Past Master’i geride bırakmış ve yine Devir koşudan 3. Olarak ayrılırken en iyi şekilde temsilcimiz olmuştu.

92 yılı Topkapı koşusuna 8 isim katılırken, tanıdık isimlerden Audio ve Past Master eküri olarak katılırken, Speakers House ve Easily Led diğer iki yabancı isimdi, Devir, Progay, Southern Dancer ve Calandra ise temsilcilerimizdi.
Past Master koşuyu, Devir ve Speakers House önünde kazanırken önceki senenin 2.liği üzerine koşuya adını yazdırıyordu.
92 Boğaziçi koşusunu Captain Horatius, Olanthe önünde kazanırken temsilcimiz Prestige’i geride bırakmıştı.

93 yılı Topkapı koşusunda, Lucky Guest bir kez daha konuktu. M.Çılgın idaresinde ki Southern Dancer güçlü rakibini geride bırakırken grurumuz olmuştu.
Boğaziçi koşusunda Sherewd Idea, Colon önünde birinciliğe uzanmış ve temsilcilerimizden Golden Hawk’ı geride bırakmıştı.

94 yılı Topkapı koşusuna tek bir yabancı isim katıldı, Zahmatova. Sıradan bir isim olan safkan Lyra ve Johny Guitar biten koşuda rakip olamamıştı bile.
Boğaziçi koşusunda yine dikkat çekmeyen bir isim, Monta Uciel vardı, Abbas’ın kazandığı koşuda etkisizdi.

95 yılı Topkapı koşusu, Johny Guitar, Uğurkan biterken, Boğaziçi koşusu Binba Star, Lala sırası ile bitmiş her iki koşuya da yabancı katılımcı olmamıştı.

96 yılı renkliydi, Topkapı koşusunda 4 yabancı isim start alırken, koşunun favorisi Cadeaux Tryst sadece 1 saliselik fark ile koşuyu kazanırken temsilcimiz Airman’i geride bırakıyordu. Müthiş mücadelede üçüncü Lap Of Luxury olurken, Nanu1 tabelayı tamamladı. Yine mücadeledeydik, yine heyecan doruktaydı.
Ent.Boğaziçi koşusunda Galtee, Khaik ve Elimus isimli 3 konuk katılırken grurumuz Bolt Pilot sahnedeydi.
Henüz 3 yaşında ki efsane yaşça büyük rakibini geride bırakmayı başarmıştı.
Son ayakta Yavuzhan vardı, değinmeden geçemedim. High Flyer’ın kaçarak kazandığı 3000m’lik Uzun Yayla koşusu ve Lady Angela sürprizi ile iki bankolu program 28 milyon 900 küsür bir rakam vermişti. (Eski para ile)
Nasıl maziyi anmayalım ki ?

97 Yılı katılımcıları oldukça etkili isimler idi, hatta o yıla kadar ülkemize bu sınıfta isimler hiç uğramamıştı. 3’lülerimizin şampiyon ismi Islambol ve Sunday Surprise ile 3 misafirin karşısına çıkmıştık.
Sand Stone, Ramooz ve Fly To The Stars sıralaması ile biten koşuda Islambol ile dördüncü olabilmiştik.
Boğaziçi koşusunda gerçekten önemli bir isim vardı, Strategic Choıce, o güne kadar gelen isimlerin en iddialısı ve en yüksek hand.puanına sahip olanıydı. Shavat ve Aristid isimli iki katılımcı gölgede kalırken, bültenler Bold Pilot yanında dimdirek banko olarak öneriyordu.
Dönemin en populer gazetelerinden birinde başlık atılmış, ‘’ tek rakip grurumuz Bolt Pilot’’ denmişti. O gün bile kuponumuza Bolt Pilot yazmadan geçememiştik. Nede olsa kazanacağını bildiğinden çok, kazanmasını istediğin önemliydi.

Sonraki yıl Knight Line Dancer’ın oğlu sahnedeydi. Trapper..
98 Yılında Karabeyhan önünde kazanırken Shavat ve Vatman isimli iki Rus atı rakip olamamıştı bile.
99 yıllarına Kavrahan’ı geride bırakırken, Doğu’nun ardında Kaskaidor, Gospodar ve Migracia sıralanmıştı.
98 yılında Rüzgarın Kızı, Gatteria’ya yarış dersi vermişti. 99 yılında Islambol’ün bir spirinti vardı kiii… Yabancı isimlere tabelada yer verilmemişti.
Evet, belki gelenler çok üst düzey isimler değildi. Günümüzde gelenlerde çok üst düzey isimler değil…

Grand Ekinoks, Champs To Champsi Inspector Boğaziçi koşusunda, günümüze doğru aradaki yıllara isimlerini yazdırırken, Mary Ellen, Akındayım, Luxor, Ribella, Sabırlı yine göğsümüzü kabartmıştı.

1998 Yılında Enternasyonel olarak koşulmaya başlayan Malazgirt koşusunda ilk senenin konukları, Kaizbert ve Vitraj idi. Kaizbert ismi tanıdık geldi değil mi ? Evet, taa kendisi.
Yavuzhan beklenen koşuda gizli ekürisi Yelhan, Benkar önünde nuramayı aldı ve bu ikiliye bir daha yaklaşabilen olmadı. Yavuzhan üçüncü, Haberbatur da dördüncü oldular.
Sinirlerin gerildiği bir gündü, Yavuzhan ile eküri koşmayışı bir çok yarış severi üzmüştü, beklenmeyen bir isimdi.
Daha sonraki senelerde, Caş, Ersanhan, Ayabakan, Turbo bu önemli koşuya isimlerini yazdırmayı başardılar.
Mutabahi, Al Anood, Dahes, Al Dahma gibi çok iddialı isimlerin katıldığı koşularda bile halen temsilcilerimize şans veriyorduk. Bu sene gelen isimler biraz sert olacak ama az önce saydıklarımın kuyruğu olamazlar. (şaibe konusuna hiç girmiyorum) Amer yavruları artık getirilemiyor.
Çok eski değil, daha dün gibi… Gergedan’a benzeyen General’i geride bıraktığımız bir Turbo’muz vardı bizim.

İster istemez özlüyoruz o günleri, birde bu günlerdeki tabloları gördükten sonra… Zaten anılar yakamızı bırakmıyor ki…


 

Yorumlar

İlgili içerik hakkında yorum girebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye girişi     Üye Ol

İlgili içerik için yorum bulunmamaktadır.